Kitap Tavsiyesi - Ballı Fındık



Ülkemizin ilk marka danışmanı ünvanını taşıyan Güven Borça tarafından samimi bir sohbet diliyle hazırlanan ballı_fındık kitabında; Borça yıllardır deneyimlediği ve markalaşma üzerine ısrarla savunduğu fikirlerini olabildiğince yalın bir dil ile bizlere sunuyor. Potansiyeli yüksek bir ülkenin yapmasında faydası olacağı görüş ve önerileri nasıl yapılacağına dair yol gösterici ipuçlarını da sunması başucu kitaplarınız arasında yer almaya aday olduğunun göstergesi. Özellikle bu kitabın yaklaşan yerel seçimler öncesinde belediye başkan adaylarının da okumaktan geri kalmaması gerektiğini söylesek abartmış olmayız. Keyifle okuyacağınıza ve pişman olmayacağınıza eminiz. 

Kurumsal Bloğun ve İçerik Pazarlamasının Markaya Katkısı


Markaların müşterilerinin tercihlerini ve isteklerini yakından takip ederek onlara yönelik ürünler ve hizmetler sunmanın yanı sıra; sektörde var oldukları kulvarlar hakkında hedef tüketicilerinin marka yada markalarıyla ilgili deneyim yaşamadan önce onlara yol-yöntem gösterecek ve bilgi sahibi olacakları bir kurumsal bloğa sahip olmaları şüphesiz ki müşteri tercihlerine etki eden bir durum.

Bugünün hedef tüketicileri sadece ürün özelliklerine bakarak yada markanın tek başına iyi olması ve direkt onunla deneyim yaşamaktan ziyade o markayı seçmesi için ekstra gerekliliklerin olduğuna inanmaktadır. Bu gerekliliklerden bir tanesi de doğrudan olmasa da dolaylı olarak kurumlarının ismiyle yada bulundukları sektörle özdeşleştirilebilecek farklı bir isimle bir bloğa sahip olmalarıdır. İletişim çağında yaşadığımız bu dönemde tüketim sadece bir alışveriş etrafında toplanarak oluşan tüketim eyleminden ibaret değildir. İnsanlar bilmediklerini öğrenme ve deneyimlemenin peşinde de koşmaktadırlar. Bu peşinde koştukları bilgilere de hemen hemen herkesin elinin altında bulunan internet aracılığı ile doğrudan ulaşabilmektedirler. Bir bloğa sahip olmak sadece marka ile ilgili haberlerin yer aldığı platformdan ziyade belirli bir içerik pazarlama stratejisi ile oluşturulmuş blog yazılarına yer verilmesi doğru bir adım olacaktır. Yani hizmet verdiğiniz markanızla uyumlu bir içerik yönetimi yapmanız ya da yaptırmanız gerekmektedir. Tüketicinin ilgi ve beklentilerine cevap verebilecek içeriklerin bulunması olumlu bir marka algısı oluşturmaya katkısı da yadsınamaz bir gerçektir. İçerik yönetimi ile potansiyel müşteri adaylarınızın dikkatini çekmek öncelikli kuralınız olmalıdır. Bilgi kirliliğinin yoğun olduğu sanal alemde doğru ve özgün içeriklerle dikkati çektiğinizde ilk teması kurmuş olacaksınız. Örneğin bir mobilya almayı düşünen tüketicinin kafasında mobilya ile ilgili araştırma yaparken hangi süngerin dayanıklı olduğu kullanılan kumaşın, ahşabın cinsi vs. terimlerle ilgili teknik detayları açıklayıcı bir şekilde aktarıldığı bir içeriğin oluşturulması o kişinin marka ile ilk teması olup, tüketicinin kendisi ile ilgili bir deneyim yaşamaya karar verdiğinde markanın bir adım önde olduğunun göstergesidir.

Günümüz de tüketici ile ortak bir paydada buluşmayan ve bir şeyler paylaşmayan markaların pekte başarılı olduğu söylenemez ve göz ardı edilmeleri an meselesidir.  İçerik pazarlaması günümüzün kaçınılmaz gereklilğinden bir tanesidir ve içerik pazarlaması (content marketing) yapmaya karar vermişseniz aşağıda yer alan soruları detaylı olarak düşünün ve cevaplayınız.

  • Hitap ettiğiniz hedef kitle kim ve doğru bir hedef kitleye mi sesleniyorsunuz ve onları tanıyor musunuz?
  • Mevcut yada potansiyel müşteri adaylarınızın gerçek yada oluşabilecek problemlerini çözebilecek içeriklerin peşinde misiniz?
  • Sırf maksat herhangi bir konu ile ilgili içerik üretmekten ziyade üretmiş olduğunuz içeriklerin özgünlüğü, devamlılığı, kalitesi ve mevcut ve potansiyel müşteri adaylarınıza katkısı nedir?
  • Ürettiğiniz içerikler hangi sosyal mecralarda daha çok olumlu yada olumsuz yönde tepki çekmekte ve hangi kanallarda daha fazla verim elde etmektesiniz?

Bu soruları içerik oluştururken kendinize sorarak varsa eksiklerinizi de tespit ederek içerik pazarlaması faaliyetlerinizi yeniden gözden geçiriniz. Şüphesiz ki markaların bloglarında yapmış olduğu içerik pazarlaması onların mevcut ve potansiyel müşteri adaylarının markaları ile teması ve gönül bağı kurmanın etkin ve püf noktasıdır. Doğru kanallar aracılığı ile yapılacak doğru paylaşımların olması oluşturduğunuz içerikten maksimum düzeyde web site trafiği elde edebilir, marka bilinirliğine ve online satışa katkı sağlayabilirsiniz.

Ayrıca içerik pazarlama stratejileriniz arasına; bulunduğunuz sektörün kanaat önderlerinin de fikirlerini beyan eden yazılara, videolara yer vermeniz hem o kişilerin takipçileri ile etkileşim kurmanıza katkı sağlayacak hem de yeni kitleler elde etmiş olacaksınız. Sonuç olarak içerik pazarlaması dev bütçeli reklamlara nazaran daha düşük bütçeler ile yüksek oranda geri dönüşüm almanıza imkan sağlayan bir pazarlama taktiği olmalıdır.

Belki siz de FOMO'sunuz!


Sosyal medya sayesinde etrafımızda olan her şeyden gün içinde haberdar olmak istediğimiz ve haberdar olamadığımız zamanlarda kafamızda soru işaretlerinin uçuştuğu, neleri kaçırdım kim bilir düşünceleri ne yazık ki acı verici gerçek bir durum. Gün içerisinde sayısız defa facebook, twitter, instagram, pinterest vs. sosyal medya hesaplarında dolanıp durmamız; gündemden haberdar olma isteği ve anı kaçırmama hevesi, sürekli yazı yazma, paylaşım ve yorum yapma, konum bildirme gibi isteklerin var olması ve yapılan bu tür paylaşımların takipçi kitleniz tarafından kaç beğeni aldığını sık sık hesaplara bakıp gözetilmesi söz konusudur. Yani bir çoğumuz sosyal medyada olup bitenlere dair sürekli bir merak içerisindeyiz bu durumda bizim FOMO'ya "fear of missing out" yakalandığımızı göstermektedir.

Yakın bir zamanda literatürlere girmiş bir kelime olan FOMO, olanı biteni kaçırma korkusu olarak tanımlanmaktadır. Prof. Dr. Nevzat Tarhan'a göre ise bu durum, sanal uyuşturucu olarak nitelendirilmektedir. Çünkü FOMO uyuşturucu gibi kişinin bilinç kontrolünü ele geçirebilmektedir. 

Araştırmalar Z kuşağı ağırlıklı olmak üzere, teknoloji ile içli dışlı tüm kuşaklarda ki bireylerde de geçerli bir eylem olan bu psikolojik anksiyete durumu, teknolojinin ileri düzeyde olmadığı zamanlarda bile var olan bir durumdu. Çoğu insan bu durum ile karşı karşıya kalmıştır. Okul gezisine giderken aileden izin isteme, geride kalmama arzusu buna en basit örnektir. Ne yazık ki teknoloji bağımlısı bir hal almamız basit bir örnek olarak yaşadığımız bu duyguyu ileri seviyeye hastalık derecesine kadar taşımıştır. Hemen hemen her insan gece yatmadan önce, yolda yürürken, araç kullanırken bile telefonu eline alıp tüm sosyal medya hesaplarını yukarıdan aşağı doğru bir süzmektedir.  


FOMO, bizim doğal halimizi yansıtmamızın da önüne geçmiş bulunmaktadır. Birçoğumuz sosyal medya hesaplarımızda idealize edilmiş içerikten ibaretmişiz gibi davranmaktayız. Çok nadirdir kişilerin doğal hallerini paylaşmaları. FOMO yaşamımızda öyle bir yer etmiş ki, elektrik kesilse, seyahat ederken veya dışarda eğlenirken telefonun şarjı biterse ben ne yapacağım aman Allah'ım! diyerek panik havasına bürünmekteyiz.  Bu durum ise nomofobi durumunu ortaya çıkarmaktadır. Nomofobi; cep telefonu bağlantısını kaybetme korkusu olarak tanımlanmaktadır. (no mobile phobia) FOMO'ya yakalanmış kişiler kısacası NOMOFOBİ'ye de yakalanmış bulunmaktalar.  Aç kalalım ama telefonsuz – tabii ki internet kullanımlı olanlar - kalmayalım modundayız.  

Ünlü düşünürlerin dediği gibi "Hayatınızı sosyal medyanın yönetmesine izin vermeyin bırakın hayatınız sosyal medyanızı yönetsin!" Toplum tarafından kabul görme olayını sanal ortamdaki benliğimizle değil reel yaşamda ki benliğimizle gösterelim. 

Kitleleri etkilemede Influencer Marketing


Bu yılın adından en çok söz ettiren pazarlama stratejileri arasında yerini alan ve bir nevi tanıklı reklam olarak adlandırabileceğimiz, Influencer Marketing (Etkileyici veya Hatırlı Pazarlama) ile büyük kitleleri hedeflemenin yerine; kitleler üzerinde etkisi yüksek olan kanaat önderleri veya anahtar liderler aracılığıyla müşteri olabilecek potansiyel kitlelere etkili ve farklı bir şekilde ulaşılabilmektedir.

Influencer marketing cümlesine baktığımız zaman tanıklı reklamdan ayrışmasını sağlayan durum ise; reklamların yada tanıtımların profesyonel bir şekilde hazırlanan prodüksiyon ve senaryoya bağlı olmadan; ünlü olan kişinin (sanatçı, youtuber, vblogger vs.) bizzat kendisinin en doğal ve bilindik hali ile yorumladığı marka hakkında görüşlerinin gerçek bir tecrübeye, deneyime dayandığını göreceksiniz. Bu gerçek deneyim ise Influencer Marketing’i önemli kılan sebeplerden biri. Markalar kendilerine ait çeşitli sosyal mecralar üzerinden vermiş oldukları mesajlar, hedef müşterilerinin dikkatini, ilgisini kolay kolay çekmezken; sözüne güvendikleri birinin ürünü ya da hizmeti önermesi onların düşüncelerinin etkilenmesinde oldukça önemlidir. Tabi bazı durumlarda ise her şey gerçek bir deneyime dayanmayabiliyor, neticede bu deneyim profesyonel bir anlaşma olarak da sunulabilmektedir. Bu durumda ise markalar influencer’larla yaptıkları iş birliklerinde olabildiğince doğal ve sade senaryodan uzak  bir anlaşma yapmalı. Aksi halde ise dijital çağda tüketicinin kral olduğu bir zamanda olduğumuz unutulmamalı ve müşteriler kendilerinin aptal yerine konulmaya çalışıldığını anladığı an hem o marka hem de tanıtımı yapan ünlü kişi olumsuz yönde etkilenecektir. 

Ana akım medya haline gelen mecralarda influence marketing, markalar için doğru bir şekilde kullanıldığı zaman büyük bir fayda sağlayabilecek niteliğe sahip popüler pazarlama yöntemi durumundadır. Tüketiciler ile iş birliği yaparak, potansiyel müşterilerinizle etkileşime geçmenizi sağlayarak dev bütçeli PR yatırımları yerine, onların markanız hakkında konuşmasını sağlayabilir ve WOM etkisi yaratabilirsiniz. Neticede insanlar güvendikleri ve tanıdıkları kişilerin tavsiyelerini kolay kolay kulak ardı etmezler, onlar için dost tavsiyesi kavramı önemli olup mesajınızın daha fazla kitleye ulaşmasına aracılık etmiş olurlar. Influencer’lar ile yapılan iş birliği başarıyla sonuçlandığında, marka bilinirliğinin birkaç tık arttığı ve satışa yönlendirmede verimli artışların görülecektir. Ama unutulmamalıdır ki influencer’lar ile yapılacak iş birliğinde firmalar kendi alanları ile ön plana çıkmış kişi veya kişileri tercih etmeli, kişinin o alanda bilgisi etkileme noktasında etkin bir rol oynayacaktır.