Belki siz de FOMO'sunuz!


Sosyal medya sayesinde etrafımızda olan her şeyden gün içinde haberdar olmak istediğimiz ve haberdar olamadığımız zamanlarda kafamızda soru işaretlerinin uçuştuğu, neleri kaçırdım kim bilir düşünceleri ne yazık ki acı verici gerçek bir durum. Gün içerisinde sayısız defa facebook, twitter, instagram, pinterest vs. sosyal medya hesaplarında dolanıp durmamız; gündemden haberdar olma isteği ve anı kaçırmama hevesi, sürekli yazı yazma, paylaşım ve yorum yapma, konum bildirme gibi isteklerin var olması ve yapılan bu tür paylaşımların takipçi kitleniz tarafından kaç beğeni aldığını sık sık hesaplara bakıp gözetilmesi söz konusudur. Yani bir çoğumuz sosyal medyada olup bitenlere dair sürekli bir merak içerisindeyiz bu durumda bizim FOMO'ya "fear of missing out" yakalandığımızı göstermektedir.

Yakın bir zamanda literatürlere girmiş bir kelime olan FOMO, olanı biteni kaçırma korkusu olarak tanımlanmaktadır. Prof. Dr. Nevzat Tarhan'a göre ise bu durum, sanal uyuşturucu olarak nitelendirilmektedir. Çünkü FOMO uyuşturucu gibi kişinin bilinç kontrolünü ele geçirebilmektedir. 

Araştırmalar Z kuşağı ağırlıklı olmak üzere, teknoloji ile içli dışlı tüm kuşaklarda ki bireylerde de geçerli bir eylem olan bu psikolojik anksiyete durumu, teknolojinin ileri düzeyde olmadığı zamanlarda bile var olan bir durumdu. Çoğu insan bu durum ile karşı karşıya kalmıştır. Okul gezisine giderken aileden izin isteme, geride kalmama arzusu buna en basit örnektir. Ne yazık ki teknoloji bağımlısı bir hal almamız basit bir örnek olarak yaşadığımız bu duyguyu ileri seviyeye hastalık derecesine kadar taşımıştır. Hemen hemen her insan gece yatmadan önce, yolda yürürken, araç kullanırken bile telefonu eline alıp tüm sosyal medya hesaplarını yukarıdan aşağı doğru bir süzmektedir.  


FOMO, bizim doğal halimizi yansıtmamızın da önüne geçmiş bulunmaktadır. Birçoğumuz sosyal medya hesaplarımızda idealize edilmiş içerikten ibaretmişiz gibi davranmaktayız. Çok nadirdir kişilerin doğal hallerini paylaşmaları. FOMO yaşamımızda öyle bir yer etmiş ki, elektrik kesilse, seyahat ederken veya dışarda eğlenirken telefonun şarjı biterse ben ne yapacağım aman Allah'ım! diyerek panik havasına bürünmekteyiz.  Bu durum ise nomofobi durumunu ortaya çıkarmaktadır. Nomofobi; cep telefonu bağlantısını kaybetme korkusu olarak tanımlanmaktadır. (no mobile phobia) FOMO'ya yakalanmış kişiler kısacası NOMOFOBİ'ye de yakalanmış bulunmaktalar.  Aç kalalım ama telefonsuz – tabii ki internet kullanımlı olanlar - kalmayalım modundayız.  

Ünlü düşünürlerin dediği gibi "Hayatınızı sosyal medyanın yönetmesine izin vermeyin bırakın hayatınız sosyal medyanızı yönetsin!" Toplum tarafından kabul görme olayını sanal ortamdaki benliğimizle değil reel yaşamda ki benliğimizle gösterelim.