Kişiselleştir(eme)me!


Son zamanlarda Hedef tüketicilerin kendilerini özel hissetmelerini sağlayamaya yönelik ve satışı arttırma düşüncesi ile yapılan ürün reklamları “Kişiselleştirme” çabası mıdır yoksa hedef tüketicinin gönlünü hoş tutma çabası mıdır?
Firmalar fark yaratmak ve müşterilerinin kendileri için özel olduklarını hissettirebilmek adına kişiselleştirme yoluna giderler fakat bunu genele hitap edercesine bir ürünün ambalajı üzerine yazarak değil de daha sofistike bir şekilde yani bir örnekle açıklayacak olur isek; Bir Mercedes Benz marka araba satın aldığınızda istediğiniz malzeme ve aksesuar üzerine isminizin işlenmesi kişinin kendisini özel hissetmesini sağlayacak olan kişiselleştirme aktivitesidir. Durum böyle olunca da son zamanlarda Coco Cola ve Nutella’nın yapmış olduğu, ürünlerinin üzerilerine isim yazma uygulaması gerçek manada kişiselleştirme değil, Kitlesel özelleştirmedir. Bununda en önemli özelliği müşteri ve şirket arasında ki etkileşim ile bir ürünün üretim ve tasarım aşamasından itibaren özelleştirilmiş ürünlerle ortaya çıkarmayı hedefleyen bir pazarlama stratejisi olmasıdır. Yani Normal standart ürün üretimidir. Sizin için farklılık oluşturmaması gerekir. Genele hitap eder bir şekilde ambalaj üzerinde isminiz yer alır -ta ki sık kullanılan isimlerden ise isminiz.- Tüketicilerin çoğu bu durumu kişiselleştirme olarak değerlendirse bile bir seferlik hoşnutluk duygusunu yaşamaktan başka bir şey değildir. Bu ürünlere denk gelen hedef tüketiciler ürünleri ya kendileri için alıyorlar yada arkadaşlarına hediye etmek için. Bu satın alma yöntemi de ürünler için olumlu yansımalar ve satışlarda kısa süreli artışlar meydana getirse de uzun vadeli bir strateji olamayacağı ortadadır.
Firmalar ürünleri isimlendirerek kitlesel kişiselleştirme çalışmalarından vazgeçip gerçek manada kişiselleştirme çabalarına yönelmeleri kendileri için uzun vadede daha faydalı olacaktır. Sonuçta anlık yapılan eylemler zamanla unutulmaya yüz tutmaktadır.